Prostat
Prostat Kanseri
Prostat Büyümesi
Prostat İltihabı
Böbrek
Böbrek Kanseri
Böbrek Taş Hastalığı
Böbrek Kisti
UPJ Darlığı
Testis
Testis Kanseri
İnfertilite - Kısırlık
Testis İnfeksiyonları
Mesane
Mesane Kanseri
Mesane Sarkması
Nörojen Mesane
Sistit(Mesane İltihapları)
Veziko-Vajinal Fistül
Böbrek Üstü Bezi
Adrenal Tümörler
 

Böbrek Kanseri Nedir?


Böbrek Kanseri (Adenokarsinom), böbrek içinde yer alan ufak idrar kanalcıklarından köken alır.

Böbrek kanseri (renal hücreli kanser, adenokarsinom) böbrek içinde yer alan ufak idrar kanalcıklarının içini döşeyen epitel hücrelerinden kaynak alır. Böbrek içindeki yaklaşık 1 miilyon adet küçük süzgeçlerden kan içindeki maddeler süzülür. Bu sıvı, böbrek içinde yer alan ufak kanalcıklardan geçerken vücut tarafından yeniden emilir ya da fazla maddeler atılır ve sonunda dışarı attığımız net idrarı oluşturur. Oluşan idrar böbrekteki toplayıcı havucukların kanalıyla ana havura (pelvis) ve oradan da üreter isimli kanal ile bir sure depolanacağı mesaneye (idrar torbasına) iletilir.

Böbrek kanseri de denilen adenokarsinom, küçük idrar kanalcıklarından (tübül) kaynaklanırken, böbrekteki havuz ve üreter kanalından kaynaklanan değişici epitel hücreli kanser adı verilen farklı bir formu da gelişebilir.

Sigara ve aşırı ağrı kesici kullanımı böbrek kanser riskini arttırır

Böbrek kanser gelişiminde risk faktörleri:
Sigara kullanımı
Uzun süreli yüksek dozda ağrı kesici kullanımı
Genetik (Heredite) risk.
Örneğin: von Hippal Lindau Semdromu veya herediter papiller renal hücreli kanser gibi böbrek kanseri tanımlanmıştır.

Böbrek kanserinde en sık karşımıza çıkan klinik belirti idrarda kanama ve karında ele gelen sert kitledir.

Sıklıkla idrarda kanama, karında kitle gibi belirtilerin yanında diğer belirtilere de neden olabilir. Erken evredeki böbrek kanserlerinde genellikle hiçbir belirti olmamaktadır. Ve bu hastaalr genelde başka nedenlerle yapılan ultrasonografi ya da radyolojik tetkikler sırasında rastlantısal olarak tanınır.
Aşağıdaki bu belirtilerde böbrek tümörü yönünden değerlendirme gereklidir.
• İdrarda kanama
• Karında ele gelen sert kitle
• Böbrekte uzun süreli ve geçmeyen ağrı
• İştah kaybı
• Kilo kaybı
• Kansızlık (anemi)

Böbrek kanserinin değerlendirilmesinde ve teşhisinde batın ve böbreklerin incelenmesi gereklidir.

Bu incelemeler
• Fizik muayene ve hikaye: Ailede böbrek kanseri hikayesi var mı? Başka risk faktörleri var mı? Karında ele gelen kitle var mı?
• Kan analizlerinde: Böbrek kanserine eşlik etmesi beklenen belirtiler bulşunmkata mı? Anemi ya da hiperkromazi, kanda yüksek kalsiyum, karaciğer fonksiyonlarında bozulma gib.
• İdrar analizinde: İdrar da kanama var olup olmadığı ortaya konulmalı.
• Ultrasonografi: Böbreklerin ultrasonografi ile değerlendirilmesi ilk planda en önemli tanı yöntemini oluşturmaktadır. Şüphe edilen kitle (Şekil-1) genellikle Doppler ultrasonografi ya da ideal oalrak bilgisayarlı tomografi ile ya da manyetik rezonans (MR) görüntüleme ile kesinleştirilir (Şekil-2).

Şekil-1: Böbrekte şüpheli kitle görünümü. Böbrek tümörü

Şekil-2: Bilgisayarlı tomografi ile yapılan değerlendirmede ortaya konulan böbrek kanseri (sarı ok ile gösterilmiş)

Bilgisayarlı tomografi: Enine kesitlerle tüm karın içi organalrın aynı anda değerlendirilmesini sağlamaktadır. Ayrıca özellikle damardan verilen kontrast madde ile, böbrekte ultrasonografi ile belirlenen kitlenin o kontrast maddeyi tutup tutmadığı ile kitlenin damarsal zengiliği açısından da fakir edinilir. Ayrıca kitlenin böbrek içindeki lokalizasyonu, ebadları kesin olarak vurugulanırken, bunların detayı planlanacak cerrahi tedavi açısından önemlidir. Böbrek kenarına doğru, ana damarlarla yakın ilişkisi olmayan sınırlı bir tumor kitlesinde sadece tümörün alınarak geride kalan sağlam böbrek dokusunun kurtarılması çok önemlidir. Özellikle iki taraflı böbrek kanseri vakalarında gerideki sağlam böbrek dokusunun kurtarılması hastanın diyalize ihtiyaç göstermemesi için hayati önem taşımaktadır (Şekil-3).

Şekil-3: Her iki böbrektede kanser olan hastanın (mavi oklar) değerlendirilmesinde laparoskopik cerrahi ile sadece tümörlü alanın uzaklaştırlmasının değerlendirilmesi
ve sağlam böbrek dokusunun bırakılamsının planlanması önemlidir.

MR Görüntüleme: Özellikle bilgisayarlı tomografinini kullanılamadığı bazı durumlarda teşhis ve az once sözü edildiği gibi, tümörün böbrek içindeki damarsal yapılarla olan ilişkisini değerlendirmede yardımcıdır.
• Biopsi: Bazı vakalarda teşhis konusunda çok şüphe varsa gündeme gelebilir ve genellikle bilgisayarlı tomografi rehberliğinde yapılabilir. Ancak biopsinin değerlendirmede sıkıntıları vardır. Bunlardan en önemlisi patolojik değerlendirme için alınan materyal genellikle yeterli olamamakta ve bu nedenle de teşhiste kesinlik söz konusu olmamaktadır.

Günümüzde yaklaşım bilgisayarlı tomografi ya da MR görüntüleme ile böbrek tümörü tanısı almış bir hastaya cerrahi eksplorasyonu uygulamak ve cerrahi eksplorasyon sırasında değerlendirme ile kesin tanıyı koyarak cerrahi tedaviyi tamamlamaktır.

Prognozu (gelecekteki hastalığa bağlı yaşam süresini) ve nasıl bir tedavinin uygulanması gerektiğini etkileyen faktörler vardır.

Bu faktörlerin başında
• Hastalığın klinik evresi
• Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu gelir

Böbrek kanserinin klinik durmunun, gelişiminin ne derecede olduğunun kolaylıkla anlaşılması ve tedavilerinin planlanması için evreleme sistemi kullanılır. Evreleme sisteminde en önemli parametreler tümörün boyutları ve tümörün böbrek ve çevre dokusu ile olan ilişkisi yanında uzak dokulara yayılıp yayılmadığıdır. Büyük boyutlardaki (Şekil-4) ve uzak organlara yayılmış böbrek kanserinin tedavisinde laparoskopik cerrahiden çok açık cerrahi tercih edilebilir.

 

Şekil-4: Tümörün boyutları açısından oldukça ileri aşamada ve büyük olan (kırmızı ok ile gösterilen kırmızı daire) bir böbrek kanseri görüntüsü, normal böbrek dokusu (mavi ok)

Böbrek Kanseri Evreleri Nelerdir?

Evre-T1a Böbrekte sınırlı (böbrek kapsülünü aşmamış) 4 cm.’den küçük tumor
Evre-T1b Böbrekte (böbrek kapsülünü aşmamış) 4-7 cm arasında ebadları olan tümör

Evre-T2 Böbrekte sınırlı (böbrek kapsülünü aşmamış) ancak 7 cm.den büyük tümör

Evre-T3a Böbrek kapsülünü aşmış ve böbreküstü bezine sirayet etmiş tümör
Evre-T3b Böbrek kapsülünü aşmış ve böbrek toplar damarına sirayet etmiş
Evre-T3c Böbrek kapsülünü aşmış ve büyük ana toplar damarda tümör dokusu

Evre-T4 Böbrek etrafındaki yağ dokusunu saran zarı (Gerota fasiyası) aşmış

Evre 1 ve 2 olan böbrek tümörlerinde böbrek ve çevre yağ dokusu ile tamamen çıkartılması (Radikal Nefrektomi) artık hemen hemen tüm vakalarda laparoskopik olarak yapılmaktadır. Laparoskopik cerrahi konusunda oldukça ileri merkezlerde Evre-3 olgularda da laparoskopik cerrahi uygulanmaktadır.

Böbrek kanseri (Adenkarsinomu) kemoterapiye ve radyoterapiye dirençlidir. Bu nedenle tek tedavi yaklaşımı radikal nefrektominin uygulanmasıdır.

Laparoskopik Nefrektomi (Böbreğin alınması)
ve
Laparoskopik Parsiyel Nefrektomi (Böbreğin hastalıklı bölümünün kısmen alınması)

Ameliyatın video görüntüsünü izlemek için tıklayınız

Laparoskopik nefrektomi nedir?
Laparoskopik nefrektomi adı verilen bu ameliyat neleri içerir?
Laparoskopik Parsiyel Nefrektomi Nedir?
Ameliyat öncesi hazırlık:

Açık cerrahi ile uygulanan nefrektomide, ameliyatı gerçekleştirmek için 35-40 cm. boyuna kadar uzayabilen cerrahi kesi uygulanmaktadır (Şekil-1). Özellikle büyük tümörlerde aynı kesi ile 12. kaburga kemiğinin alınması da gerekbilmektedir. Bu büyük ameliytat kesisi ile yaralanan kasların ve sinirler nedeniyle ameliyat bölgesinde uzun süren ağrı ve uyuşukluk hissi olacaktır. Ayrıcca iyilşeme de buna bağlı geçtir.
A.B.D. ve Avrupa ülkelerinden sonra artık zamanımızda ülkemizde de laparoskopik böbrek cerrahisi artık standart bir cerrahi uygulama halini almıştır.

Laparoskopik nefrektomi nedir?

Böbreğin çıkartılması için kullanılan minimal invaziv (az travmaya yolaçan) cerrahi girişime laparoskopik nefrektomi denir. Bu teknikte vücuda büyük bir ameliyat kesisi yapılmadan, sadece 3 yada 4 delikten yerleştirilen borucuklar (trokar) vasıtasıyla vücut içine gönderilen teleskop ve ince cerrahi aletler kullanılarak açık cerrahideki işlemlerin aynısı yapılmaktadır. Böbrek ameliyatlarında etkinlik açısından “Robot Yardımlı Laparoskopik Cerrahi” ile “Konvansiyonel Laparoskopik” cerrahi arasında hiçbir fark olmadığı gibi, “Laparoskopik Cerrahi de” daha kısa sürede ameliyat gerçekleştirilmektedir.

Bu cerrahi yöntem ne zaman kullanılır?

Laparoskopik basit nefrektomi infeksiyon, taş, tıkanma, doğuştan gelişememe ve böbrek damar darlıklarına bağlı yüksek tansiyon gibi nedenlerle böbrek fonksiyonu kaybedilmiş hastalarda uygulanmaktadır.

Laparoskopik radikal nefrektomi ise, böbrek kanserinde tümör çapı 12-15 cm’e kadar olan ve böbrekte sınırlı olan birçok tümörde böbreğin çıkartılmasında mükemmel minimal invaziv tedavidir.

Laparoskopik nefrektomi adı verilen bu ameliyat neleri içerir?

Laparoskopik teknik:

Transperitoneal mi ? Retroperitoneal mi?

Periton, karın içindeki mide, barsaklar, karaciğer dalak gibi organları içinde bulunduran ve bu organları saran, koruyan önemli zar yapısında iki katmandan oluşmuş bir yapıdır. Böbrekler ve böbreküstü bezleri diğer ürolojik organlar gibi bu periton zarının dışında yerleşimlidir. Ancak laparoskopik teknikte böbrek ve böbreküstü bezine ulaşmak için periton zarını da delerek ameliyat edilecek yapılara ulaşamaya transperitoneal teknik (periton zarını transit geçerek gerçekleştirilen demektir) denilmektedir. Periton zarına dokunmaksızın ve delmeksizin ve dolayısıyla barsak ve diğer organlara direkt temas etmeden gerçekleştirilen tekniğe ise retroperitoneal teknik (periton zarının dışından ve arkasından gerçekleştirilen demektir) denilmektedir.

Laparoskopik teknik periton zarı içinden (transperitoneal) gerçekleştirilecek ise hasta 45-60o yan pozisyonda yatırılır. Laparoskopik teknik periton zarı dışından barsaklara temas etmeden (retroperitoneal) gerçekleştirilecek ise hasta 80-90o yan pozisyonda yatırılır Böbrek tümörlerinde uygulanan açık cerrahi de genelde uygulanan ameliyat kesisi (insizyon) Şekil-1’de görüldüğü gibi iken, transperitoneal laparoskopik cerrahi de uygulanan ameliyat kesilerinden birisi 1.5 cm olup, diğer 2 ya da 3 adet adet ½ ve 1 cm.lik ufak insizyonlardır (Şekil-2). Retroperitoneal laparoskopik teknikte ise delikler belin arka kısmındadır, ön karın duvarında delik izi görülmez.

Şekil-1: Açık nefrektomi
Şekil-2: Laparoskopik nefrektomi

İki yaklaşımda da başarı oranı açısından fark yoktur. Avantaj ve dezavantajları sadece teknik düzeydedir.

 

Retroperitoenal

 

Transperitoneal

Avantajlar

 

Avantajları

Barsaklarla temas yok
Önceden geçirilmiş karıniçi ameliyatlarda uygulanabilme
İdrar kaçağında daha az sorun

 

Geniş çalışma boşluğu
Doku tamirinde rahat hareket alanı

 

Avantaj YOK

 

 

Ameliyat süresi
Komplikasyon oranı
Başarı oranı

 

Laparoskopik nefrektomide cerrahi ne kadar sürmektedir?

Cerrahi süre yaklaşık 1.5-2 saat iken, özellikle basit nefrektomide bu süre 45 dakikaya kadar inerken, böbrek etrafına yapışık ve büyük kanserlerde bu süre 3 saate kadar da uzayabilmektedir. Büyük tümörlerde olsa bile genelde hasta ameliyattan sonraki 1. ya da 2. gün evine gönderilmektedir.

Laparoskopik basit nefrektomide genellikle karın zarına zarar vermeden cerrahi işlem uygulanırken, bazı böbrek kanserli vakalarda da yine aynı şekilde karın zarının dışından ameliyat uygulanmaktadır. Ancak büyük kanser olgularında karın zarı üzerinden cerrahi uygulanmakta ve bu sayede cerrahi için daha geniş alan mümkün olabilmektedir.

Nefrektominin laparoskopik olarak uygulanmasının avantajları nelerdir?

• Karın zarı dışından yapıldığında barsak yaralanma riski yoktur
• Kısa süreli hastanede kalma ve hızlı iyileşme
• Ameliyat sonrası daha az ağrı ve daha az ağrı kesici kullanma ihtiyacı
• Normal günlük aktivitelere kısa sürede dönme
• Küçük ameliyat kesileri nedeniyle kozmetik görünüm

Laparoskopik Parsiyel Nefrektomi Nedir?

Özellikle 4 cm ya da daha ufak çaptaki böbrek tümörlerinde, tümörün böbrekteki yerine göre uygulanabilen bir tekniktir. Burada amaç kanser kontrolünü sağlarken, sadece kanserli tümör dokusunun çıkartılması ve sağlam böreğin hastada bırakılmasıdır.

Son 10 yılda laparoskopik tekniğin cerrahi uygulamaları ablatif denilen hastalıklı dokunun tümüyle çıkartılması prosedürlerinden, daha kompleks rekonstrüktif (yani sadece hastalıklı bölümü çıkart ve tamir et) cerrahilere genişlemiş bulunmaktadır. Açık parsiyel nefrektomi organ (yani böbrek) koruyucu cerrahinin uygulanabileceğ lokalize böbrek tümörlerinde hala standart yaklaşımdır.

Laparoskopik teknikte artan cerrah tecrübesi ile intrakorporeal sutür (yani vücut içinde cerrahi dikiş ve düğüm atma) tekniklerinde artan deneyim ve gelişmiş laparoskopik vasküler araçların varlığı seçilmiş hastalarda laparoskopik teknikle de parsiyel nefrektominin açık cerrahi tekniklerin belirlenen prensiplerini kopyalayarak günümüzde uygulanabilir bir cerrahi yaklaşım olarak ortaya çıkmasını kolaylaştırmıştır. Bu nedenle zamanımızda artık 3 ya da 4 delikten (1 adet 1.2 cm, 1 adet 1.0 cm, 1 ya da 2 adet 0.5 cm) girilerek yapılan laparoskopik böbrek ameliyatında kanserli ya da çalışmayan böbrek çıkartılacağı gibi, ufak böbrek tümörlerinde de sağlam böbrek bırakılıp, sadece tümör rahatlıkla çıkartılabilmektedir. Kanser kontrolünde yapılan uzun ve orta dönemli bilimsel takiplerde laparoskopi de güvenle ve rahatlıkla uygulanabilecek bir teknik olarak kendisini ispatlamıştır.

Böbrek kanserinde parsiyel nefrektomi uygulamasındaki kesin endikasyonlar arasında

• eş zamanlı iki taraflı böbrek kanseri vakaları,
• soliter (tek böbrekli kişide) böbrekte tümör bulunması (unilateral renal agenezi veya daha önceden konturlateral nefrektomi)
• kötü fonksiyonlu veya fonksiyonsuz diğer böbrek ile birlikte tümör olması

Böbrek kanserinde parsiyel nefrektomi uygulamasındaki kesin olmayan endikasyonlar arasında

• İleri dönemde böbrek yetersizliği riski oluşturan hastalıkların olması (örnek diabet, yüksek tansiyon gibi)
• Küçük ve dışarı doğru uzanım gösteren tümörler
• Genç yaşta böbrek kanserinin görülmesi
• Ailede böbrek kanseri görülmesi (genetik yatkınlık)

Şekil-3: a) Tümör sağlam böbrek dokusundan laparoskopik görüntü altında çıkartılmakta; b) Özellikle kanserli dokunun tümüyle çıkartıldığı sağlam böbrek doku sınrıının net şekilde gözlenmesi; c) kanserli doku çıkartıldıktan sonra sağlam böbrek dokusunun tamiri ve korunması

Şekil-3a:
Şekil-3b:
Şekil-3c:

Ameliyat öncesi hazırlık:

Ameliyat öncesinde böbrek tümörlerinin mutlaka detaylı olarak değerlendirilmesi gereklidir. Özellikle tümör çapı <4 cm olan böbrek tümörlerinde radikal olarak bütün böbreğin çıkartılması yerine, sadece tümörün çıkartılarak geriye kalan böbrek dokusunun korunması hasta için oldukça önemlidir. Ancak bunun için sadece tümörün çapı değil aynı zamanda tümörün böbreğin içindeki yeride önemlidir. Bu nedenle detaylı şekilde bilgisayarlı tomografi (Şekil-4), renal Doppler ultrasonografi ve gerektiğinde BT anjio ile değerlendirilmelidir.

Fonksiyon kaybı düşünülen böbrekte ise değerlendirmenin özellikle sintigrafik olarak yapılması önerilir.

Şekil-4: Sağ böbrekte laparoskopik teknikle parsiyel nefrektomi uygulanarak sadece tümörün çıkartılabileceği böbrek tümörünün bilgisayarlı tomogafik görüntüsü

 

Laparoskopik Cerrahi
Protatektomi (Prostat Kanserinde)
Nefrektomi (Böbrek Kanserinde)
Böbrek Kist Dekortikasyonu
Adrenalektomi (Böbreküstü bezi tümörlerinde)
Laparoskopik RPLND
Sistektomi(Mesane Kanserinde)
Pyeloplasti (UPJ Darlığı)
 

444 7 888

 
 
  Böbrek Kisti, Mesane Kanseri, Testis Kanseri, Prostat Kanseri, İnfertilite - Kısırlık, Böbrek Taş Hastalığı, Böbrek Kanseri, Böbrek Tümörü, Testis Tümörü, Mesane Tümörü, Upj Darlığı,